Antalya’nın kent hafızasını yaşatan özel duraklardan biri: SİMİTÇİ MISTIK GALLERY.
Kaleiçi’nin tarihi dokusu içerisinde yer alan Simitçi Mıstık Gallery’nin hikayesi, 19. yüzyılın ikinci yarısına uzanan bir aile geçmişiyle başlıyor.
1866 yılında Mısır’dan Antalya’ya gelerek Kaleiçi’ne yerleşen bir ailenin sonraki kuşağında dünyaya gelen Mustafa Dağtekin, zaman içerisinde Antalyalıların “Simitçi Mıstık” adıyla tanıdığı kentin önemli esnaf simalarından biri oluyor.
Kaleiçi’nde açtığı simit fırınıyla Antalya’nın yeme-içme kültüründe iz bırakan Mustafa Dağtekin, baston biçimindeki “koşma” adı verilen simidi de kent kültürüne kazandırıyor. Simitçi Mıstık ismi zamanla bir lakabın ötesine geçerek ailenin kuşaklar boyunca taşıdığı bir kent hatırasına dönüşüyor.
Bu hikaye yıllar sonra, Prof. Dr. Hüseyin Okutan ve sanatçı eşi sevgili Olcay Okutan tarafından kültür ve sanatla yeniden buluşturuyor.
Kaleiçi’ndeki tarihi bir evin özenle restore edilmesiyle hayat bulan Simitçi Mıstık Gallery, 30 Nisan 2016 tarihinde kapılarını açıyor. İlk sergisinde eski Antalya fotoğraflarına ve gravürlere yer veren galeri, kuruluşundan itibaren kentin geçmişi ile sanat arasında güçlü bir bağ kuruyor.
Bugün Simitçi Mıstık Gallery; sergiler, sanat etkinlikleri ve kültürel buluşmalar aracılığıyla Antalya’nın kent belleğinin kuşaktan kuşağa aktarılmasına katkı sunan önemli mekanlardan biri olarak Kaleiçi’ndeki varlığını sürdürüyor.
Bir aile hikayesinden kent kültürüne, geleneksel esnaflıktan sanata uzanan bu yolculuk; Antalya’nın geçmişini anlamak ve geleceğe aktarmak açısından kıymetli bir miras taşıyor.
Kentlerin hafızası; yapılarında, insanlarında, sokaklarında ve kuşaktan kuşağa aktarılan hikayelerinde yaşamaya devam ediyor.
Bugün sevgili Olcay hanımla geçirdiğimiz ilham dolu kahve buluşmasında kent tarihinde bir yolculuğa çıktık ..
Değerli ev sahipliği için sevgili Olcay Okutan’a gönülden teşekkürlerimizle..
BİRGÜL YANIKLAR

